Evde Bebek Bakımında Dikkat Edilmesi Gereken 7 Püf Nokta

Yenidoğan Bakımı ile İlgili Taze Annelere Rehber Olacak 7 Bilgi!

Heyecanla beklediğiniz bebeğiniz nihayet kollarınızda! Peki ya şimdi? Hiç telaş etmeyin, bebek bakımı ile ilgili sizlere rehber olacak harika bir içerik hazırladık! Hazırsanız başlayalım…

  • En Temel Konumuz: Emzirme!

Emzirmek, hem bebeğin şifa kaynağı olan anne sütünden faydalanması hem de anne ile bebek arasındaki duygusal bağın oluşması açısından mükemmel bir eylemdir. Bu nedenle yenidoğan bebeklerin beslenmesinde ilk tercih, elbette anne sütü olmalıdır.

Başlarda, gerek bebeğinizin güçsüz çene kasları gerekse uygun pozisyonu bulamamanız nedeniyle biraz zorlanabilirsiniz. Ama süreç ilerledikçe, her konuda olduğu gibi emzirme konusunda da ustalaşacağınızı unutmayın. Peki, emzirirken nelere dikkat etmelisiniz?

Öncelikle, göğüs ucunuzdaki areola denilen kahverengi alanın tamamının bebeğinizin ağzına girdiğine emin olmalısınız. Aksi halde, emzirirken hem canınız yanar hem de mastit gibi çeşitli problemlerle karşılaşma ihtimaliniz artar.

Dikkat etmeniz gereken ikinci konu ise iki emzirme arasındaki sürecin 3 saatten uzun olmamasıdır. Zira, uzun süreli açlık bebeğinizin kan şekerinin düşmesine neden olur. Pek çok uzman, ortalama 2-2,5 saatte bir bebeklerin emzirilmesi gerektiğini savunur. Eğer bebeğiniz her hafta düzenli olarak kilo alıyorsa ve gün içinde en az 5-6 kere altını kirletiyorsa, onu yeteri kadar besliyorsunuz demektir.

  • Uyku Düzeni Nasıl Olacak?

Yenidoğan bebeklerin gece – gündüz ayrımı yoktur ve gün içinde 18 saate kadar uyuyabilirler. Genellikle 1 – 2 saat uykunun ardından, birkaç saati uyanık geçirirler ve tekrar uyurlar. Geçici olan bu uyku düzeni, 6. ay ile birlikte yerini daha uzun uyku sürelerine bırakacaktır.

  1. aydan sonra bebeğinize bir uyku rutini oluşturmanız, hem uykuya daha kolay dalmasını hem de uykusunun uzun ve kaliteli olmasını sağlar. Örneğin; her gece yıkayıp, ardından cilt bakımını tamamlayabilir ve son adımda emzirme ile rutini bitirebilirsiniz. Bebeğiniz bir süre sonra bu eylemlerin ardından uyuması gerektiğini öğrenecek ve kendiliğinden kolayca uykuya dalacaktır.
  • Sancılı Bir Süreç: Gaz!

Doğumdan sonra hem anneler hem de bebekler için en büyük problem, elbette gaz sancılarıdır. Bebekler, fonksiyonel olarak tam anlamıyla gelişmeyen bir sindirim sistemi ile doğar. Bu da özellikle beslenme sonrasında, kramp şeklinde karın bölgesinde ağrılara neden olabilir.

Bebeğinizin hareketlerini gözlemleyerek, ağlamasının nedeninin gaz sancısı olup olmadığını anlayabilirsiniz. Gaz ağrısı yaşayan bebekler çoğu zaman ayaklarını karnına doğru çeker. Karnı şiş ve sert olur. Yüzü kızarıktır ve daha çok emerek rahatlamak isteyebilir. Eğer gaz sancısı nedeniyle bebeğinizin huzursuz olduğunu düşünüyorsanız, dikkat edeceğiniz birkaç püf nokta ile onun rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

İlk olarak, annenin beslenmesine dikkat etmesi ve kuru fasulye, karnabahar, brokoli gibi gaz yapan yiyeceklerden uzak durması gerekir. Şayet bebek biberon ile besleniyorsa, hava yutmasını önleyen biberonlar kullanılmalıdır. Karnına ılık havlu koymak, banyo yaptırmak ve bebek yağı ile karın bölgesine masaj yapmak da gaz sancısını azaltacak yöntemlerdir. Tüm bunlara ek olarak; her beslenme sonrası bebeğinizin sırtını hafifçe pışpışlamanız ve gazını çıkartmanız, rahatlamasına ve daha huzurlu olmasına yardımcı olur.

  • Göbek Bakımı Nasıl Olmalı?

Göbek bağı, gebelik boyunca anne ile bebek arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlar. Doğumdan sonra ise belli mesafeden kesilen bu bağ, enfeksiyon kapmaması için hassas bir bakım gerektirir.

Geçmiş yıllarda göbek bağının her gün alkol ile silinmesi önerilirken, bu inanış günümüzde geçerliliğini yitirmiş ve göbek bağının doğal olarak kurumaya bırakılmasının iyileştirmeyi hızlandırdığı gözlemlenmiştir. Siz de doktorunuz aksini önermediği sürece, göbek bağı düşene kadar herhangi bir ürün kullanmamalısınız.

Göbek bağı genellikle 10 gün içinde kendiliğinden düşer. Bu süreçte bebeğinizin bezinin göbek bağına gelmemesine dikkat etmeli, hatta yenidoğan bebekler için özel olarak tasarlanan oyuntulu bezlerden kullanmalısınız.

  • İlk Banyosu Ne Zaman Olmalı?

Bebekler doğduğunda, cildi verniks ismi verilen çok değerli beyaz bir tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka, hem bebeğinizi çeşitli enfeksiyonları karşı korur hem de vücut ısısının dengede olmasını sağlar. Çoğu uzman, verniksin hemen yıkanmaması gerektiğini ve bir süre bebeğin cildinde kalması gerektiğini belirtir. Aynı şekilde Dünya Sağlık Örgütü de en azından ilk 6 saat bebeğin cildinin temizlenmemesi gerektiğini savunmaktadır. Bu sebeple, ilk günler bebeğinizi nemli bez yardımıyla temizleyebilirsiniz. İlk küvet banyosunu ise göbek bağı kuruyup düştüğü zaman yaptırabilirsiniz. Göbek bağı düştükten sonra ise günlük banyo yaptırmak, pişik ve isilik gibi problemlerin önlenmesi açısından önemlidir. Banyo yaptırırken organik ürünler kullanmaya dikkat etmeli, bebeğinizin cildini tahriş edecek yoğun kimyasal içeren ürünlerde olabildiğince uzak durmalısınız.

Minoris Organik Bebek Şampuanını incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

  • Bebeğim Üşüyor mu?

Taze annelerin en çok endişelendiği konulardan biri de bebeğin üşüme ihtimalidir. Öncelikle şunu belirtelim; bebeğinizin üşüyüp üşümediğini kontrol etmek için ellerini ve ayaklarını kontrol etmek doğru değil. Çünkü kan dolaşımının en uç noktalarında yer alan el ve ayaklar, özellikle yenidoğan bebeklerde üşümemelerine rağmen biraz soğuk olabiliyor. Bir diğer yanılgı ise bebeğin dışkısına bakarak üşüyüp üşümediğini anlamaya çalışmak… Bebeğin kakasının rengi tamamıyla beslenmesi ile ilgili olduğundan, üşüme ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmuyor. Peki, bebeğin üşüdüğü nasıl anlaşılır?

Bunu anlamanın en pratik yolu, bebeğin göğüs bölgesini ya da ensesini kontrol etmektir. En garanti yöntem ise bebek termometresi ile vücut sıcaklığını ölçmek… Bebeklerin normal vücut sıcaklığı 36 – 37 derece arasıdır. Termometre 36 derecenin altında gösteriyor ise üşüdüğü söylenebilir.

Bebeğinizin üşümemesi için yapabileceğiniz en güvenli şey, oda ısısını iyi ayarlamaktır. Yenidoğan bebekler için oda ısısı 22-23 derece olmalıyken, 6. aydan sonra 21 derece uygundur. Solunumunun uygun fonksiyon gösterebilmesi için de nem oranının %50 civarı olması önemlidir.

  • Meme İltihabını Önlemek İçin Sık Sık Emzirin

Emzirme sürecinin özellikle ilk günlerinde memede hassasiyet, kızarıklık ve çatlaklar oluşabilir. Bu çatlaklardan içeri giren bir bakteri, süt kanallarının tıkanmasına ve enfeksiyon gelişmesine neden olabilir. İşte bu durum, mastit olarak da bildiğimiz meme iltihabı olarak adlandırılır. Bazen ise göğsünüzdeki sütü tam olarak boşaltamadığınızda mastit gelişebilir.

Mastit oluşmasını önlemek için yapmanız gereken ilk şey, sık sık bebeğinizi emzirmek veya göğsünüzdeki sütü pompa yardımıyla boşaltmaktır. Bunun dışında doğru emzirme pozisyonunu bulmanız, gün içinde göğsünüze masaj yaparak süt kanallarının açılmasına yardımcı olmanız, göğsünüzü saf su ile temizlemeniz ve dar kıyafetler tercih etmemeniz de mastit oluşumunu önlemeye yardımcı olacaktır.

Peki, mastit olduğunuz esnada bebeğinizi emzirmeye devam etmeli misiniz? Cevap, tabii ki evet! Çoğu anne, göğsünde gelişen enfeksiyon sebebiyle bebeğini anne sütünün şifasından mahrum bırakabiliyor. Oysa uzmanlar, mastit olunduğunda da emzirilmesi gerektiğini savunuyor. Zaten süt kanallarınızın tıkanması sonucu oluşan mastit, emzirmezseniz daha da ilerleyebilir. Unutmayın, anne sütünde bulunan antikorlar bebeğinizi hemen hemen her türlü enfeksiyona karşı koruyor…

Emzirme ve anne sütünün faydalarını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.