Bebeklerde Aft Yaraları Neden Çıkar ? Aft Yaraları Nasıl Geçer ?

Aft Yarası Olan Bebekler İçin Etkili Öneriler!

Yetişkinler arasında sıkça görülen ağız içi problemlerinden biri de aft yaralarıdır. Yaşam kalitesini oldukça düşüren ve beslenme sorunlarına neden olabilen aft yarası, çoğu zaman yanak içinde, dil üzerinde veya dudakta meydana gelir.

Ağrılı bir yara türü olan aftlar, yalnızca yetişkinlerde değil; bebeklerde ve çocuklarda da görülür. Peki, bebeklerde aft yarası nasıl geçer? Ağız yarası neden olur? Detayları sizler için derledik…

Aft Yarası Nedir?

Halk arasında ‘ağız yarası’ olarak bilinen aft yaraları, ağız mukozasının herhangi bir yerinde değişik boyutlarda oluşabilen lezyonlardır. Çoğu zaman diş eti, dil üstü ve yanak/dudak içinde meydana gelen bu yaralar, sarı, beyaz veya gri renkte olabilirler. Etrafı ise kızarık bir görünüme sahiptir. Yarattığı acı ve hassasiyetten dolayı yemek yemeye hatta gülümsemeye bile engel teşkil edebilirler. Genellikle 1 – 2 hafta içinde kendiliğinden kaybolsa da yaşam kalitesini düşürdüğü için uzman bir hekimden yardım almak, iyileşme sürecini hızlandıracağından önemlidir. Özellikle bebeklerde beslenme sorunlarına ve bunun sonucunda bağışıklık sisteminin iyice zayıflamasına neden olabilirler. Bu nedenle fark eder etmez doktor muayenesine gidilmesi gerekir.

Bebeklerde Aft Yarası Neden Olur?

Toplumun önemli bir kısmını etkileyen aft yaraları; genetik, immünolojik, mikrobiyolojik ve hematolojik nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Yetişkinlerde ağız yarasının büyük bir kısmı stres, sigara kullanımı, vitamin eksiklikleri, bağışıklık sisteminin zayıfladığı hastalık dönemleri ve alerji gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bebeklerde ve çocuklarda ise;

  • Yetersiz Beslenme:

Bebeklerin ve çocukların bağışıklık sistemi biz yetişkinler kadar gelişmiş değildir. Dolayısıyla bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilecek birçok faktör, başta aft yarası olmak üzere çeşitli sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Bu faktörlerin başında ise hiç kuşkusuz ki beslenme gelir. Eğer bebeğiniz ek gıdaya geçtiyse, her öğününde vitamin ve minerallerden zengin olan organik besinler (b12, folik asit, çinko vb.) tüketmesini sağlamalısınız. Bebeğiniz ek gıdaya geçmediyse, anne sütü ile sık sık beslemeye ve ağız içi temizliğini düzenli olarak yapmaya dikkat etmelisiniz.

  • Yetersiz Uyku:

Düzenli ve kaliteli bir uyku, hem yetişkinler hem de bebekler için vücudun tüm sisteminin daha düzgün bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Bu da doğrudan bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve aft gibi bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda ortaya çıkabilen sağlık sorunlarının önüne geçilmesine olanak sağlar.

Üstelik uyku sırasında büyüme hormonu da salgılandığından, özellikle yaşamın ilk 3 yılında bebeklerin yeteri kadar uyuması gerekir. Doğumdan hemen sonra oluşturacağınız bir uyku rutini ile uyku problemlerinin önüne geçebilirsiniz. Bebeğinizin uykuya geçişini kolaylaştıracak uygun ortamı da sağlayarak (loş ışık, ideal oda ısısı vb.), onun gelişimine önemli bir katkıda bulunabilirsiniz.

  • Nezle ve Grip Gibi Hastalıklar

Özellikle kış aylarında sıkça karşılaştığımız nezle ve grip gibi hastalıklar, metabolizmamızın yavaşlamasına ve bağışıklık sistemimizin fire vermesine neden oluyor. Bu durumdan en çok etkilenen grup ise elbette bebekler ve çocuklardır. Zira, yukarıda da belirttiğimiz gibi çocukların bağışıklık sistemi henüz gelişme aşamasındadır. Hastalık döneminde bağışıklığın düşmesiyle birlikte ağız içinde yaralar oluşabiliyor.

  • Diş Macunundaki Sülfat

Günlük hayatta neredeyse kullandığımız her kozmetik üründe bulunan Sodyum Lauryl Sülfat, aşırı duyarlı kişilerde ağız içi yaralarına neden olabiliyor. Bebek diş macunlarında ise sülfat oranı çok daha düşük oluyor. Bu nedenle bebeğinizin dişlerini fırçalamaya başladıysanız, yetişkin macunları yerine bebekler için özel olarak üretilen diş macunlarından kullanmaya dikkat etmelisiniz.

Yenidoğan döneminde ise bebeğinizin ağız temizliğini ıslattığınız bir tülbent sağlayabilirsiniz. Dişleri çıkmaya başladıktan sonra ise parmak diş fırçası ve su ile dişlerini temizleyebilirsiniz. 1 yaşından sonra ise bebek diş macunları ile temizlik işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Bebeklerde Ağız Yarası Belirtileri

Aft yaraları, birkaç gün içinde ortaya çıkan ve hızlı bir şekilde gelişen lezyonlardır. Ağız mukozasının herhangi bir bölgesinde gelişebilir ve eğer oluştuğu yer sizin göremeyeceğiniz bir bölge ise, bebeğinizde aft yarası olduğunu fark etmeniz biraz uzun sürebilir. Bu durumda hem beslenmesi zorlaşır hem de acı hisseder. Dolayısıyla aft yaralarını erkenden fark edebilmek için bebeğinizin hareketlerini gözlemlemeniz son derece önemlidir. Eğer bebeğinizde;

  • İştahsızlık, emmek istememe, zor beslenme, yemek yemekten kaçınma gibi durumlar varsa,
  • Beslenirken huysuzluk yapıyorsa,
  • Genel bir huzursuzluk hali gözlemliyorsanız,
  • Salya artışı ve hafif ateş varsa ağız yarası oluşmuş olabilir.

Bebeklerde Ağız Yarası Nasıl Geçer?

  • Topikal Tedaviler

Bebeğinizin ağız içinde aft yarası oluştuğunu görür görmez doktor muayenesine gitmeniz önemlidir. Çünkü doktorunuzun önereceği topikal jeller veya antiseptik pomadlar, yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Böylece bebeğinizin beslenmesi sekteye uğramadan, yaralar kontrol altına alınır.

Aynı zamanda doktorunuz gerekli görürse, bu muayenede bebeğinize bazı testler yapmak isteyebilir. Çünkü, yukarıda da belirttiğimiz gibi aft yaralarının oluşmasındaki en önemli sebep vitamin ve mineral eksikliğidir.

  • Karbonatlı Su

Diş hekiminizin farklı bir tedavi önermediği durumlarda doktorunuza danışarak karbonatlı sudan faydalanabilirsiniz. Antibakteriyel özelliği olan ve yaralar üzerinde oldukça etkili bir seçenek olan karbonat, aft yarası için sıkça tercih edilen bir evde bakım yöntemidir. 1 çay kaşığı karbonat ile temiz suyu karıştırıp, yara üzerine bir pamuk yardımıyla sürmeniz yeterlidir.

  • Tuzlu Su

1 çay bardağı suyun içine 1 tatlı kaşığı tuz atıp, karışımı yaraya temiz bir pamuk ile sürebilirsiniz. Tuz, birkaç saniye bölgenin acımasına neden olabilir ancak ağız içinin dezenfekte edilmesi için faydalıdır.

Yukarıda bahsedilen doğal yöntemler, ağız içi yaraları için sıklıkla tercih edilen evde bakım uygulamaları olup, bunların uygulanıp uygulanmayacağına mutlaka doktor karar vermelidir. Çünkü ağız yaraları etkin bir şekilde tedavi edilmediği takdirde, ilerleyip ağzın farklı bölgelerine yayılabilir. Sonuç olarak, diş kaybına kadar gidebilen ciddi sorunlarla karşılaşılabilir.